Abonelik Facebook sayfamız Twitter sayfamız

Sayfa
: 408
Ebad : 3 x 28 x 20 cm
ISSN : 1300-4174
Cilt : Karton Kapak
Fiyat : 80 TL
  
   

Dış Ekonomik İlişkilerYabancı SermayeDış Müteahhitlik HizmetleriTarımSanayi ve TicaretEnerjiTurizmUlaştırmaSosyal Güvenlikİstihdam ve İşsizlikGelir DağılımıDoğu-Güneydoğuİnceleme


Kurucusu: Hasan Celâl Güzel (1945-2018)

Yüksek İstişare Heyeti: Yakup Basmacı / Justin McCarthy / Darhan Kıdırali / Hayrettin Karaman / Rhoads Murphey / Kâmil V. Nerimanoğlu / İlber Ortaylı / Sadettin Ökten / İskender Pala

Yayın Kurulu: Şükrü Halûk Akalın / Şakir Akça / İbrahim Ethem Atnur / Emin Çarıkçı / Kemal Çiçek / Abdurrahman Dilipak / D. Mehmet Doğan / Gazi Doğan / Neslihan Durak / Şenol Durgun / Gonca Bayraktar Durgun / Tevfik Erdem / Hasan Tahsin Fendoğlu / Bilgehan Atsız Gökdağ / Tufan Gündüz / C. Sencer İmer / Osman Karatay / Ahmet Kızılay / Fatih Kirişçioğlu / İsmail Köksal / Sevgi Kurtulmuş / İbrahim Özkan / Nail Öztaş / Necdet Sağlam / Sami Selçuk / Lütfi Şehsuvaroğlu / Adnan Şenel / Ömer Turan / Feyzan Göher Vural

Y.T. Yayıncılık Eğitim Ltd. Şti. Adına Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni: Ülker Güzel
Yazı İşleri Müdürü: Murat Tazegül
Dağıtım ve Abone Müdürü: Zülfikâr Mert
Satış ve Pazarlama: Murat Delibaş



 Gelir Dağılımı
 Ekonomik Kriz

Önsöz İçindekiler Örnek Makaleler Değerlendirme Medya ve Biz

Değerli Okuyucular,

1997 yılı ortalarında Güneydoğu Asya ülkelerinde başlayan ve beklenilenin aksine gittikçe yayılarak global hale dönüşen ekonomik kriz, Türkiye'nin ekonomik ve ticari ilişkilerinde önemli bir yere sahip olan Rusya'yı büyük ölçüde etkilemiş ve daha sonra da Türkiye'yi tesiri altında bırakmıştır. Küresel krizin etkilerine iç ekonomide talep yetersizliği, reel faizlerdeki tırmanma ve vergi kanunundaki bazı maddelerin özel sektör üzerindeki kısıtlayıcı unsurları eklenince, yıllardan beri kronik ilave olarak bir de ekonomik durgunluk problemi ile karşı karşıya kalmıştır.

Aslında Türk ekonomisinin 1998 yılı ortalarından itibaren içine düştüğü bu durumu, sadece global ekonomik krize dayandırmak doğru değildir (S. Güçlü). Diğer taraftan, 1997 yılından sonra ortaya çıkan, dış dünyada enerji ve temel mallar fiyatlarında vukubulan ve ithalat ucuzluğu yolu ile Toptan Eşya Fiyatlarını da etkileyen pozitif konjonktür, zamanın ekonomi yönetimi tarafından değerlendirilememiştir.

Türk ekonomisinin bugün içinde bulunduğu ekonomik krizin değerlendirilmesinde ekonomi politik bir bakış açısına ihtiyaç vardır (Asaf Savaş Akad'ın yazısını özellikle tavsiye ederiz). Cumhuriyet'in kuruluş dönemindeki iyi niyetli fakat yetersiz liberal ekonomi anlayışı, yerini -1929 büyük Depresyonu'nun da tesiri ile- katı, bürokratik bir devletçilik zihniyetine terk etmiştir. 1950-60 Dönemindeki piyasa ekonomisini kurma ve kalkınma gayretleri, önemli bir gelişme kaydedilmesine karşılık kamu iktisadi teşebbüslerine ön planda yer vermiştir. 27 Mayıs darbesi ile darbeler döneminin olumsuzluğu başlamış ve anti-demokratik yönetimlerin özellikle uluslararası alandaki itibarsızlığı ekonomik gelişmelere ayakbağı olmuştur. 1961 Anayasası ile başlayan merkezi plan uygulaması ekonomiyi; ithal ikamesine dayalı, kronik döviz açığını Avrupa Konsorsiyumu'na bağlamış 1960'lı ve 70'li yılların yetersiz altyapı ve sanayileşme çabalarından öteye götürememiştir. 24 Ocak 1980 Ekonomik İstikrar Tedbirleri ile Türk Ekonomisi, ithal ikamesi kabuğunu çatlatarak dışa açılmaya ve liberalleşmeye çalışmıştır. Halen, piyasa ekonomisi iddiası ile kamu ekonomisinin ağırlığında liberalleşmeyen, tezatlarla dolu, kısır görüşlü, popülist uygulamaların zebünu olmuş patolojik bir ekonomi tablosu söz konusu ise, bunu ekonomik göstergelerde değil politik uygulamalarda aramak doğru olacaktır.

Diğer taraftan ekonomi ile ilgili her sahada ilkesizlik ve yolsuzluklar hâkim olmuştur. Yatırımlar büyük ölçüde aksamaktadır ama bu arada bürokraside ve siyasi seviyede iyi ilişkiler kurmayı becermiş müteahhitlerimize "kıyak" çekilmekte, bunların üstlendikleri projelere istihkakları zamanında verilebilmektedir. Çarpık siyasetçi-işadamı ilişkileri, ulüfe olarak dağıtılan projeler, verilen rüşvetler, "irtica mücadelesi"nin arkasına saklanarak yapılan her türlü yolsuzluklar, ekonominin içinde bulunduğu trajik durumun politik sebeplerini oluşturmaktadır. Türkiye, sağduyudan, bilgiden yoksun, oy avcısı, ağzı kalabalık ve bireysel çıkarcı politikacılar tarafından gücünün ötesinde borçlandırılmıştır. Daha da kötüsü, bu borçlanmanın küçük bir kısmı üretken yatırımlara kanalize edilebilirken, büyük bir kısmı faiz ödemek veya bazı kişi ve kuruluşlara kazanç sağlamak için yapılmıştır. Sağlanan dış kaynakların büyük bir bölümü, değişik şekillerde yeniden yurt dışına transfer edilmiştir (A. Tigrel).

Uğradığımız deprem felaketi ekonominin ve devlet yönetiminin içinde bulunduğu acziyeti olduğu gibi açığa çıkarmıştır. Enkazların altından duyulan iniltiler, vatandaşların çaresizlik içerisinde "Devlet nerede?" feryatları, aslında artık iflas etmiş bir sistemin son uygulamalarını dile getirmektedir. Yılların birikiminin sorumluluğunu henüz üç aylık bir hükümetin sırtına yüklemek insafsızlık olur. Lakin mevcut hükümetin artık bu yürümeyen, işlemeyen, kokuşmuş yapının tasfiyesini yapma sorumluluğunu yüklenmesi gerekir. Artık devletin fonksiyonlarını ve görevlerini sorgulamanın ve yeniden yapılanmanın vakti gelmiş de geçmektedir. Ekonomiye müdahale eden, vatandaşlarının kılık-kıyafetine, çocuklarının eğitimine karışan, düşünmeyi suç sayan bir devlet yerine; hırsızlığa, yolsuzluğa meydan vermeyen, bağımsız ve tarafsız yargıyı sağlayan, deprem felaketzedelerinin yardımına daha tesirli şekilde koşabilen bir devlet olmalıdır artık...

Yeni bir dönemin başlangıcında şu üç hakikati idrak etmeli ve içimize sindirmeliyiz: Türkiye globalleşmenin farkına varmalı, fikri ve ekonomik bakımdan liberalleşerek piyasa ekonomisini gerçekleştirmeli ve yapabildiği ölçüde insan hak ve hürriyetlerine önem vererek demokratikleşmelidir. Aksi takdirde, her bakımdan ve bu arada ekonomik bakımdan gelişmiş, hür ve medeni bir dünyanın içinde yaşama hakkımız olamaz.

Geleceğin hür, demokrat, müreffeh yeni Türkiyesi'nin özlemi içerisinde deprem felaketi münasebetiyle tekrar geçmiş olsun dileklerimiz iletiyoruz.

Selâm, sevgi ve saygılarımızla.

Güler EREN



Ana Sayfa | Süreli Yayınlar | Kitap Yayınları
Cumhuriyet Projesi | Osmanlı Projesi | Türk Projesi
Değerlendirmeler | İletişim | Arama | Linkler

Copyright © 2019 Yeni Turkiye