Abonelik Facebook sayfamız Twitter sayfamız

Sayfa
: 940
Makale : 64
Ebad : 4,8 x 19,5 x 27,5 cm
ISSN : 1300-4174
Cilt : 350 gr. kuşe
Fiyat : 80 TL
   


GENEL DEĞERLENDİRMEGenel BakışFütürolojik DeğerlendirmelerFelsefe, OntolojiBilim TarihiEğitimEKONOMİ VE SANAYİEkonomi


Kurucusu: Hasan Celâl Güzel (1945-2018)

Yüksek İstişare Heyeti: Yakup Basmacı / Justin McCarthy / Darhan Kıdırali / Hayrettin Karaman / Rhoads Murphey / Kâmil V. Nerimanoğlu / İlber Ortaylı / Sadettin Ökten / İskender Pala

Yayın Kurulu: Şükrü Halûk Akalın / Şakir Akça / İbrahim Ethem Atnur / Emin Çarıkçı / Kemal Çiçek / Abdurrahman Dilipak / D. Mehmet Doğan / Gazi Doğan / Neslihan Durak / Şenol Durgun / Gonca Bayraktar Durgun / Tevfik Erdem / Hasan Tahsin Fendoğlu / Bilgehan Atsız Gökdağ / Tufan Gündüz / C. Sencer İmer / Osman Karatay / Ahmet Kızılay / Fatih Kirişçioğlu / İsmail Köksal / Sevgi Kurtulmuş / İbrahim Özkan / Nail Öztaş / Necdet Sağlam / Sami Selçuk / Lütfi Şehsuvaroğlu / Adnan Şenel / Ömer Turan / Feyzan Göher Vural

Y.T. Yayıncılık Eğitim Ltd. Şti. Adına Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni: Ülker Güzel
Yazı İşleri Müdürü: Murat Tazegül
Dağıtım ve Abone Müdürü: Zülfikâr Mert
Satış ve Pazarlama: Murat Delibaş

Önsöz İçindekiler Örnek Makaleler Değerlendirme Medya ve Biz

Değerli Okuyucular,

Yeni Türkiye'nin 'Bilim Teknoloji Özel Sayısı' toplam 4300 sayfalık, 5 ciltlik bir külliyattan meydana geliyor. 'Bilim ve Teknoloji Özel Sayısı'nın Birinci Cildi'nde Genel Değerlendirme, Ekonomi ve Sanayi; İkinci Cildi'nde Teknoloji, Enerji; Üçüncü Cildi'nde Temel Bilimler, Bilim Teknoloji ve Mühendislik, Sağlık Bilimleri ana başlıkları altında çeşitli açılardan değerlendirmeler yer almıştır. Ayrıca Dördüncü ve Beşinci Ciltlerinde Türklerin Düşünce, Bilim ve Teknoloji'ye katkıları kronolojik bir şekilde incelenmiştir.

Bu sayımızda Sayın Cumhurbaşkanımız çok değerli yazılarıyla bizleri şereflendirmişlerdir. Ayrıca, Sayın Başbakan'a, Sayın Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı'na, Sayın Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı'na, Sayın Millî Savunma Bakanı'na ve Sayın Dışişleri Bakanı'na birbirinden değerli yazılarıyla dergimizi şereflendirdikleri için müteşekkîriz. Dergimizin Bilim ve Teknoloji Özel Sayısı'na, dünyanın 100'den fazla ülkesinden ve Türkiye'den yazı gönderen bilim adamlarına da ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.

Bilim adamlarının bu yakın alâkasını değerlendiren yönetimimiz, 3-6 Ekim tarihleri arasında Yeni Türkiye Stratejik Araştırma Merkezi (YTSAM) olarak 'Uluslararası Bilim ve Teknoloji Konferansı' düzenlenmesini kararlaştırmıştır. Dünyanın dört köşesinden büyük çoğunluğu profesör olan 200'den fazla bilim adamının katılacağı bu Konferans, bugüne kadar Türkiye'de yapılan en geniş katılımlı uluslararası konferans olacak ve dört gün içinde üç ayrı salonda 207 tebliğ sunularak tartışmaya açılacaktır.

Kötümser liberal iktisatçılar, Robert Malthus'un 'Nüfus Teorisi'ne ve David Ricardo'nun 'Tunç Kanunu'na göre, dünyanın kısa zamanda felâkete uğrayacağını ve gittikçe artan nüfusun ihtiyaçlarının karşılanamayacağını ileri sürüyorlardı. Malthus ve Ricardo bu iddialarda bulunurlarken, bilim ve teknolojinin ekonomide, üretimde ve insan hayatında açacağı çığırlardan haberdar değillerdi. Marx'a temel teşkil eden 19. asırdaki bu kötümser kapitalist teorisyenlerin tahminleri doğru çıkmadı ve 19. Asır, sanayi devriminden sonra bilim ve teknolojinin âdeta sıçradığı bir çağ hâline geldi. Öyle ki, 19. asırda bilim ve teknolojideki gelişmeleri gören A. Comte, B. Russel gibi bazı pozitivist ve maddeci felsefeciler, Allah'ı unutup bilimi putlaştırmaya ve birazcık bilgileriyle böbürlenmeye başlayınca toplumlarda ayrışma, yozlaşma ve ahlâk çöküntüsü meydana geldi.

20. yüzyıl Ontolojide ve varlık felsefesinde toparlanma ve öze dönüş çağıdır. Artık içinde yaşadığımız 21. asırda ise insanoğlu inancını ve benliğini yitirmeden ve bilimin kölesi olmadan, bilim teknoloji ve inovasyon ummânında daha güzel bir istikbale doğru gittikçe artan bir hızla kürek çekiyor. İnsanlık, zamanla ters orantılı olarak süratlenerek gelişen teknoloji ortamında fütürolojik bir şoka uğramıştır. Bunun sonucunda artan refahı âdil şekilde paylaşan dünyada huzur ve istikrar sağlanabilecektir.

İslâmiyet, Hristiyanlık ve Musevîlik gibi semavî dinler beşeriyete daima bilimde ilerlemeyi teşvik etmişlerdir. Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.), bir hadîsinde, 'İlim müminin yitik malıdır, nerede bulursa alır' buyurmuştur. Gerçekten de Endülüs'ten Osmanlı'ya kadar on asırdan fazla bir zamanda Müslümanlar ve Türkler bilim dünyasında hâkim olmuşlardır. Câbir, Hârizmi, Fârâbî, İbn-i Sînâ, Birûnî, Râzî, İbn-i Rüşd, El-Cezerî, Tûsî, İbn-i Batuta, İbn-i Kesîr, İbn-i Haldun, Ali Kuşçu, Akşemseddin, Pîrî Reis, İbn-i Kemal, Takiyüddîn, Lagari Hasan Çelebi, Hezarfan Ahmed Çelebi, Kâtip Çelebi, Erzurumlu İbrahim Hakkı, sadece bunlardan bir kaçıdır. Meselâ bunlardan Büyük Türk âlimi İbn-i Sina'nın 'Avicenna' adıyla tanındığı ve tıp ilminin kurucusu olduğu bilim dünyasında kabul edilen bir hakikattir. Nitekim 'Rönesans' bu âlimlerin eserlerinden doğmuştur. Lâkin 19. asrın egoizmi ve acımasız emperyalizmi karşısında bu eşsiz bilim ve teknolojinin kaynağı akamete uğratılmıştır.

Bizim Türkiye olarak başta eğitime ve yetişmiş insanların geliştirilip uygulayacağı bilim ve teknoloji politikalarına verdiğimiz önem çok büyüktür. Bu konuda önce eğitim politikamız şekillendirilmiş ve değerli insan kaynağını oluşturacak hâle getirilmiştir. Bu konuda çalışmalarımız hâlen sürmektedir. Aynı zamanda bilim, sanayi ve teknoloji politikamız da tanzim edilmiştir. Son on yılda özellikle bu konuda birçok kanunî düzenleme gerçekleştirilmiş ve Türkiye'de gerçek bir teknolojik dönüşüm devrine geçilmiştir.

Özellikle, 2000'li yılların ilk yarısından başlayarak AR-GE çalışmalarını teşvik edecek ve bu alanda çalışacak olan Teknoparklar, Teknoloji Transfer Ofisleri, AR-GE Merkezleri gibi kuruluşların önünü açacak kanunî düzenlemeleri hızla gerçekleştirdik. Ayrıca bilim ve teknoloji ile ilişkili devlet kurumlarımızın başta Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın öncülüğünde üniversiteler ve sanayi kuruluşları ile birebir çalışmalarına imkân verecek düzenlemeleri hayata geçirdik. Bilim ve teknoloji alanında gelişme sağlayacak projelere her yıl artarak sağladığımız maddî destek haricinde, devlet, üniversite ve sanayi kuruluşlarımızın ortak çalışmalarını sağlayacak ortamı oluşturduk. Bu konuda ilgili tüm paydaşlar çalışmalarını süratle devam ettirmekteler.

Türkiye'de 2000 yılında % 0,48 olan AR-GE harcamalarının GSYİH içindeki payı, 2014 yılında % 1.01'e yükselmiştir. Hedefimiz bu oranı kısa zamanda % 2'ye ve % 3'e yükseltmektir. Özellikle Türkiye olarak savunma sanayinde yaptığımız hamleler ve gösterdiğimiz başarı bizim teknoloji politikaları ve AR-GE'ye verdiğimiz önem sonucunda ortaya çıkmıştır. Sadece son yıllar içinde ATAK Helikopteri, ALTAY Tank Projesi, MİLGEM gemi üretimi, insansız hava aracı ANKA Projesi ve Millî Piyade Tüfeği, burada verebileceğimiz birkaç başarı örneği olarak görülmektedir. AR-GE sayesinde yerli yapım payımızı savunma sanayinde 2002 yılında % 24'den bugün % 55 seviyelerine çıkarmış bulunmaktayız.

Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Bilgi, İrfan ve Hikmet' başlıklı değerli yazısında işaret buyurdukları gibi, 'Vicdanları ve idrakleri terbiye etmeden, sadece bireye bilgi yükleyen bir anlayış, sağlıklı nesiller yerine, marazlı fertler yetiştirir. Bilgiyi, irfan ve hikmetle yoğurarak, eş zamanlı bir şekilde özümsemek mecburiyetindeyiz. Medeniyetimizden ve tarihimizden aldığımız ilhamla, Yeni Türkiye hedefini gerçekleştirmek için elbirliğiyle çalışmalıyız. Fikir çilesi çekmeden, alın teri dökmeden, sonsuz bir tecessüsle ilim tahsil etmeden, kütüphanelerde kitap deryasına dalmadan da bunu başaramayız. Şüphesiz son iki asırdır özgüveni törpülenmeye, benliği unutturulmaya çalışılan, hikmet ve ilim pınarları kurutulan bir milleti, yeniden tam bir özgüvene kavuşturmak, yeniden tarih sahnesinde hak ettiği yere taşımak kolay değildir. Bu, sabır isteyen uzun soluklu bir süreçtir. Ben bu sürecin 14 yıl önce başladığına ve gayretlerimizle çok önemli mesafe kat ettiğine inanıyorum.' Bu tespitlere biz de gönülden iştirak ediyoruz.

Bilim de teknoloji de, ülkelerde yaşayan insanların refah seviyelerini geliştirmek için birer araçtır. Her ülke tabiatıyla, kendi yöntem ve politikasını belirleyerek kalkınma ve sanayileşme için bilim ve teknoloji alanında birçok çalışma yürütmeye devam edecektir. Biz de Türkiye olarak bu konuda gittikçe artan bir hızla yolumuza devam edeceğiz. Bizim Türkiye olarak inşaallah vizyonumuzu daha fazla geliştirerek geçmişte şanlı tarihimizde olduğu gibi önemli bir bilim ve teknoloji ülkesi olma hedefimiz vardır.

Selâm, sevgi ve saygılarımızla.

Hasan Celâl Güzel



Ana Sayfa | Süreli Yayınlar | Kitap Yayınları
Cumhuriyet Projesi | Osmanlı Projesi | Türk Projesi
Değerlendirmeler | İletişim | Arama | Linkler

Copyright © 2019 Yeni Turkiye