Abonelik Facebook sayfamız Twitter sayfamız

Sayfa
: 726
Makale : 90
Ebad : 3 x 19,5 x 27,5 cm
ISSN : 1300-4174
Cilt : 350 gr. kuşe
Fiyat : 50 TL
   


Yeni Türkiye Stratejik Araştırma Merkezi’nin (YTSAM) yayınladığı Yeni Türkiye dergisinin 3 ciltlik “Türk Dili Özel Sayısı”nda yer alan yazıların çoğunu, esas itibarıyla 13-16 Kasım 2017 tarihinde YTSAM tarafından Ankara’da düzenlenen “Türk Dili Konuşan Ülkeler Kurultayı”nda sunulan bildirilerin gözden geçirilerek makaleye dönüştürülmüş biçimleri oluşturmaktadır. Yeni Türkiye 1994’ten bu yana belirli zaman aralıklarında çıkardığı özel sayılarla Türk dünyasını mercek altına almayı kendisine misyon edinmiş bir dergidir.

Türkiye-Türk dünyası ilişkilerinde Türk dili önemli bir görev üstlenmekte olup bu sahadaki gelişmelerde anahtar görevi görmektedir. Bu itibarla ortaya konulacak Türk dili araştırmalarında öncelik; yapılması gereken çalışmaların planlanması, bunların belirli dönemler içinde gözden geçirilmesi olmalıdır. Bu bakış açısı Türk dili araştırmalarının geleceğini belirsizlikten kurtaracaktır. Bu doğrultuda yapılacak faaliyetler Türk dilinin korunup yaşatılmasında, yayılmasında ve diğer dillerle rekabetinde ona birçok avantajı sağlayacaktır. .

Bu Sayının Konu Başlıkları: Şair ve Yazarların Eserlerinde TürkçeKüreselleşme ve Kitle İletişim Araçlarında TürkçeDil İlişkileri- Çeviri ve Aktarma ProblemleriTürkçe Öğretimi



*Yüksek İstişare Heyeti: Justin McCarthy (Başkan) / Mehmet Aydın / Sabahattin Balcı / Yakup Basmacı / Semavî Eyice / Darhan Kıdırali / Hayrettin Karaman / Kemal Karpat / Şerif Mardin / Jean Lois Mattei / Rhoads Murphey / Kâmil V. Nerimanoğlu / Chester A. Newland / İlber Ortaylı / Sadettin Ökten / İskender Pala / Norman Stone

Yayın Kurulu: Kemal Çiçek (Başkan) / Bilgehan Atsız Gökdağ (Koordinatör) /Şükrü Halûk Akalın / Şakir Akça / Ahmet Akgündüz / Aygün Attar / Emin Çarıkçı / Abdurrahman Dilipak / D. Mehmet Doğan / Şenol Durgun / Gonca Bayraktar Durgun / Burhan Erdem / Tevfik Erdem / Mehmet Seyfettin Erol / Bünyamin Erul / Hasan Tahsin Fendoğlu / Gülay Göktürk / C. Sencer İmer / İsmail Köksal / Gülay Mirzaoğlu / Esen Özsan / Nail Öztaş / Sami Selçuk / Lütfi Şehsuvaroğlu / Adnan Şenel / Ömer Turan / İbrahim Ethem Atnur / Haydar Çakmak / Güler Eren / Tufan Gündüz / İbrahim Özkan / Necdet Sağlam

Y.T. Yayıncılık Eğitim Ltd. Şti. Adına Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni: Hasan Celâl Güzel
Yazı İşleri Müdürü: Murat Tazegül
Dağıtım ve Abone Müdürü: Zülfikâr Mert
Satış ve Pazarlama: Murat Delibaş



 Türkçe

Önsöz İçindekiler Örnek Makaleler Değerlendirme Medya ve Biz

DEĞERLİ OKUYUCULAR,

Yeni Türkiye Stratejik Araştırma Merkezi’nin (YTSAM) yayınladığı Yeni Türkiye dergisinin 3 ciltlik “Türk Dili Özel Sayısı”nda yer alan yazıların çoğunu, esas itibarıyla 13-16 Kasım 2017 tarihinde YTSAM tarafından Ankara’da düzenlenen “Türk Dili Konuşan Ülkeler Kurultayı”nda sunulan bildirilerin gözden geçirilerek makaleye dönüştürülmüş biçimleri oluşturmaktadır. Yeni Türkiye 1994’ten bu yana belirli zaman aralıklarında çıkardığı özel sayılarla Türk dünyasını mercek altına almayı kendisine misyon edinmiş bir dergidir.

Dil, tarih ve kültür temelli stratejik bakışların sağlam, kalıcı millî politikalar belirlenmesinde vazgeçilmez olduğunu ilke edinen Yeni Türkiye Stratejik Araştırma Merkezi; Türk dünyasının yakınlaşmasına yönelik çalışmalar yapan merkezlerin başında gelmektedir. YTSAM bünyesindeki 16 enstitü ve ona bağlı masaların birçoğunun çalışma alanları Türkiye ve Türk dünyası arasında sağlam köprüler kurulmasını hedeflemektedir. 21 ciltlik Türkler Ansiklopedisi, 10 ciltlik Genel Türk Tarihi, 2 ciltlik Türk Dünyası, 10 ciltlik Kafkaslar, 5 ciltlik Balkanlar, 6 ciltlik Orta Doğu özel sayıları başta olmak üzere 100 bin sayfalık bilimsel yayınları Türk dünyası ile ilgilidir.

Tarihî derinliğe ve coğrafî genişliğe sahip dünyanın sayılı milletlerinden biri olan Türklerin diline ait izlere M.Ö. 3500’lerde Sümerce tabletlerde rastlanmaktadır. Günümüzde batıda Adriyatik Denizi’nden doğuda Mançurya’ya, kuzeyde Kuzey Buz Denizi’nden güneyde Habeşistan’a kadar uzanan 11 milyon kilometrekarelik çok geniş bir alanda 200 milyonun üzerinde bir nüfusa sahip olan Türkler, kendilerine ait bağımsız yedi ülkeyle birlikte, Rusya, Çin, İran, Irak, Suriye, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Kosova, Makedonya, Moldova, Gürcistan, Tacikistan gibi ülkelerde yaşamaktadırlar. Ayrıca dünyanın birçok ülkesinde işçi-göçmen statüsünde yaşayan beş milyonun üzerinde Türk varlığı da dikkati çekmektedir. Bu kadar geniş bir coğrafi alanda Türkçenin pek çok lehçesi yazı ve konuşma dili olarak kullanılmaktadır.

Türkiye-Türk dünyası ilişkilerinde Türk dili önemli bir görev üstlenmekte olup bu sahadaki gelişmelerde anahtar görevi görmektedir. Bu itibarla ortaya konulacak Türk dili araştırmalarında öncelik; yapılması gereken çalışmaların planlanması, bunların belirli dönemler içinde gözden geçirilmesi olmalıdır. Bu bakış açısı Türk dili araştırmalarının geleceğini belirsizlikten kurtaracaktır. Bu doğrultuda yapılacak faaliyetler Türk dilinin korunup yaşatılmasında, yayılmasında ve diğer dillerle rekabetinde ona birçok avantajı sağlayacaktır.

Son 20 yıl içinde Türkiye’de, Türk dil ve lehçeleriyle ilgili çalışmaların arttığını görmekteyiz. Türkiye bu alanda hızlı bir şekilde çok sayıda uzman yetiştirmiştir. Türkiye artık Türkoloji araştırmalarının merkezi durumundadır. Ancak Türklük Bilimi alanında öncelikli olarak yapılması gereken araştırmalar önceliklilik üzerinden planlanmadığı için Türkiye’nin yanı başındaki Orta Doğu Türklüğü yeterince araştırılmazken, çok uzakta bulunan Sibirya-Altay toplulukları daha fazla araştırılmıştır. Türk dünyasının meselelerine bütüncül yaklaşımların olmadığını da görmekteyiz. İlgili bölgelerde konuşulan Türkçede ses değişimleri incelenirken buna sebep olan sosyo-politik gelişmeler çoğu zaman gözden uzak tutulmakta, hatta bu değişimlerin arkasında bir siyasetin olup olmadığı bile bilinmemektedir. Türk dünyasını araştıran dilci ve edebiyatçılar ne yazık ki politik gelişmelere gözlerini kapamışlardır. Hâlbuki Türk dünyasında süre giden dönüştürücü politikalar bilinmeden ortaya konacak dil ve edebiyat çalışmaları, bize gerçeklerin sadece çok küçük bir bölümünü gösterecektir.

Bir topluluğu millet haline getiren ortak unsurların başında dil gelmektedir. Türk milleti de sahip olduğu dil sayesinde binlerce yıldır varlığını korumuş, insanlığa, medeniyete katkılar yapmıştır. İki bin yıldan bu yana takip edilen Türk diline ait söz hazineleri bazı dönemlerde Türkçeyi “imparatorluk dili” haline getirmiştir. Osmanlı Türkçesi bu sıfatı fazlasıyla hak etmektedir. Dünya artık küreselleşme döneminde olup bir yandan dillerin etkileşimi, yayılması, yok olması hızla gerçekleşirken; diğer yandan farklı iletişim biçimleri de ortaya çıkmaktadır. Küreselleşme güçlü dilleri ayakta tutarken zayıf dilleri tehdit eden de bir süreçtir. İletişim ve bilişim araçlarının geniş kitleler arasında yaygınlaşması dilimizin doğal sınırlarının dışına taşınmasını da beraberinde getirmiştir.

Yakın zamanlara kadar iki farklı yazı dili kullanan Türk milletinin çeşitli kolları bugün itibarıyla 20 farklı yazı dilinde Arap, Latin ve Kiril esaslı alfabeleri kullanmaktadırlar. Türk yazı dilleri 220 milyonluk tabii konuşuru olan bir dil olarak dünyanın sayılı dilleri arasında yer almaktadır. Türkiye Türkçesi diğer Türk yazı dillerini etkilerken Doğu Avrupa, Orta Doğu, Kafkasya başta olmak üzere Avrasya’da öğrenilmesi gereken diller arasına girmeyi başarmıştır. Tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar geniş bir alanda yayılan dilimizi daha da güçlendirmek, farklı dil ve kültürlere sahip toplumlara ulaştırmak devlet politikası olduğu kadar aynı zamanda bir milli görevdir. Dil; hem insanları hem de toplumları birbirine yakınlaştıran, anlaşma ve barış zeminleri oluşturma görevini de üstlenir. Türkiye Türk dünyası ilişkilerinin sağlam ve sıkı bir şekilde sürdürülmesiyle birlikte işbirliği imkanlarının artırılması için “ortak iletişim dili”nin belirlenmesi gerekmektedir. Dergimizin bu sayısında birçok bilim adamının konuyla ilgili makalesinin olması sevindiricidir. Türk cumhuriyetlerinde özellikle de Kazakistan’da Latin alfabesine geçilmesi sürecinin değerlendirildiği makaleler bir nevi erken uyarı sistemi olarak bilimin aydınlığını uygulayıcılara yansıtacaktır diye düşünmekteyiz.

Türkoloji Avrupa ve Rusya’da iki asırlık bir geçmişe sahip olsa da ülkemizdeki tarihi 100 yıl önceye gider. Dünyanın birçok ülkesinde geçmişte yüzlerce araştırma merkezi ve üniversitede Türklerle ilgili araştırma yapan Türkolog-bilim adam; tarih, dil, kültür ve edebiyatımızla ilgili çok değerli çalışmalar ortaya koymuşlardır. Türkiye devleti ve halkı adına hepsine şükran borcumuz vardır. Son 20 yılda Türkoloji araştırmalarının merkezinin artık Türkiye olduğunu görüyoruz. Büyük devletler kalıcı ve milli politikalar geliştirirken, tarih, dil ve kültür araştırmalarından faydalanırlar. Dil, tarih, coğrafya, kültür gibi alt alanlara sahip Türkoloji aynı zamanda stratejik bakış açısına da sahip olmalı, hedef büyültüp sadece kendini değil, etrafını, çevresini, yakın ve uzak komşularını da araştırmak, öğrenmek mecburiyetindedir.

Türkiye’nin en önemli, en büyük stratejik araştırma merkezlerinden biri olan YTSAM ve onun yayın organı Yeni Türkiye, kültür temelli stratejik hedeflerin oluşturulmasında bir nebze de olsa katkı sunmayı milli bir görev saymaktadır. Dergimizin “Türk Dili Özel Sayısı” bu anlayışın bir ürünü olarak okuyucuyla buluşmaktadır. Türkoloji; Dünyanın en fazla ihtiyaç duyduğu barışçıl anlayışların tesis edilmesine de hizmet eden bir bilim dalıdır. Bu alanın mensupları olan yazarlarımıza; dilimize, kültürümüze dair yaptıkları çalışmalardan dolayı minnettarız. Dergimizdeki makalelerin çoğu Türk Dili Konuşan Ülkeler Kurultayı’nda sunulan bildirilere dayanmaktadır. Kurultayın gerçekleştirilmesinde her türlü desteği veren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Başbakan Yardımcısı Sayın Fikri Işık, Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu, Kalkınma Bakanı Sayın Lütfi Elvan, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Sayın Prof. Dr. Derya Örs, Türk Dil Kurumu Başkanı Sayın Prof. Dr. Mustafa Kaçalin’e çok teşekkür ederiz.

Kurultayın yapılması için kendi sağlığını hiçe sayıp gece gündüz çalışan merhum başkanımız Dr. Hasan Celâl Güzel beyi saygı ve rahmetle anmaktayız. Onun bilgi ve fikirleri bizim için her daim yolumuzu aydınlatacak sönmez bir meşale olacaktır. Kurultayın düzenlenmesinde çok büyük emekleri olan ve dergimizin özel sayısının editörlüğünü üstlenen Türk Dünyası Enstitüsü Başkanımız Prof. Dr. Bilgehan A. Gökdağ ile genel müdürümüz Murat Tazegül’e ve ekibine gayretli çalışmaları için teşekkür ederiz.

Türk Dili Konuşan Ülkeler Kurultayı’na dört kıtaya ait 40 farklı ülkeden 320 konuşmacı katılmış olup sunulan bildirilerden 260’ı makaleye dönüştürülerek Yeni Türkiye dergisinin “Türk Dili Özel Sayısı”na alınmıştır. Bu özel sayıda Türkçemiz; Türkçenin Yaşı: Eski Türkçeden Orta Türkçeye, Dil ve Folklor, Türkçenin Yapı Bilgisi, Türkçenin Anlam ve Kavram Alanları: Atasözleri – Deyimler, Türkçenin Söz Varlığı, Türkçenin Ağızları, Türkoloji Araştırmaları, Şair ve Yazarların Eserlerinde Türkçe, Küreselleşme ve Kitle İletişim Araçlarında Türkçe, Dil İlişkileri- Çeviri ve Aktarma Problemleri, Türkçe Öğretimi, Bilim Dili Olarak Türkçe – Terim Meseleleri, Ortak İletişim Dili Türkçe, Ortak Alfabe ve Dil- Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan’da Latin Alfabesine Geçiş, Dil Politikaları ve Türkçe başlıklı 15 bölümde mercek altına alındı.

Bütün faaliyetlerimizde bizleri destekleyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan dergimiz için kaleme aldığı yazılarında; dilin millet hayatındaki önemine, kültürümüz ve medeniyetimiz için vazgeçilmez rolüne işaret etmişlerdir. Bunca devlet işi arasında fırsat bulup dil ve medeniyet ilişkisini ele alan yazılarıyla Sayın Cumhurbaşkanımız bir topluluğu millet yapan dilin hayatî önemine kilit metaforuyla vurgu yapmaktadır. Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu yazılarında, Türk dünyasında ortak fikirler, ortak işler yapmak için dilde birliğin sağlanması gerektiğinin altını çizerek, son 20 yılda atılan adımları ve kurumsal yapılanmaları ortaya koymuştur. Dilde, fikirde, işte birlik yolunda alınan mesafe azımsanamaz ve her türlü takdirin üzerindedir.

Kültür Bakanımız Sayın Prof. Dr. Numan Kurtulmuş yazılarında kültürel alanın dil ile inşa edildiğini, medeniyeti müşahhas manada vücuda getiren şeyin tahayyül ve tasavvur gücü olduğunu ifade ederek toplum için tahayyül ve tasavvur gücünün kalbinin dil ile attığını belirtir. Sayın bakanımızın merhum başkanımız Dr. Hasan Celâl Güzel’in devlet ve millet yolundaki hizmetlerine vurgu yapması ve Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak 2018 yılını Hasan Celâl Güzel Yılı ilan etmesi kadirbilirliğin ve vefanın en güzel örneğidir.

Yeni Türkiye Stratejik Araştırma Merkezi’nin başkanı, kendini ülkesine ve milletine adayan değerli devlet adamı Dr. Hasan Celâl Güzel beyi 19 Mart 2018 tarihinde kaybettik. Onun vefatından önce hazırladığı makaleyi bu sayıda bulabilirsiniz. Onun fikirleri ve hedefleri doğrultusunda Yeni Türkiye’yi yaşatmak bizler için tarihi bir sorumluluk ve görevdir. Bu yolda bizlere bıraktığı tecrübe ve bilgi mirası en büyük zenginliğimiz ve ışığımızdır.

Selâm, sevgi ve saygılarımızla…



Ana Sayfa | Süreli Yayınlar | Kitap Yayınları
Cumhuriyet Projesi | Osmanlı Projesi | Türk Projesi
Değerlendirmeler | İletişim | Arama | Linkler

Copyright © 2013 Yeni Turkiye